Anasayfa İlke ve Kurallar Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   Sosyalist Forum > SINIF MÜCADELESİ VE SOSYALİZM > Sosyalizm
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Social Groups Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Sosyalizm Sosyalizm hakkında herşey


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
Maoist Devrimin öncüleri
Cevaplar
2
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
395
Önceki Konu
önceki Konu

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 12-10-2008, 16:54   #1 (permalink)
Banned
Kullanıcı Bilgileri
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Üye No: 12827
Mesajlar: 154
Teşekkür Grafikleri
Tesekkür: 745
112 Mesajina 324 Tesekkür Aldi
Standart Maoist Devrimin öncüleri

Şeylere ve kişilere iki karşıt yaklaşımın bulunduğu her yerde, iki karşıt görüş ortaya çıkar. "Çok kötü" ve "çok iyi", "ayaktakımı" ve "devrimin öncüleri"; bunlar bu karşıtlığın örnekleridir.
Yukarıda, köylülerin uzun yıllar boyunca gerçekleştirilemeyen devrimci bir görevi başardıklarını ve böylece milli devrim yolunda önemli bir iş yaptıklarını söyledik. Ama bu büyük devrimci görev, bu önemli devrimci iş, köylülerin tümü tarafından mı gerçekleştirilmiştir? Hayır. Üç çeşit köylü vardır: Zengin, orta ve yoksul köylüler. Her üçü de farklı koşullar altında yaşarlar ve dolayısıyla devrim konusunda da farklı görüşlere sahiptirler. Birinci dönemde, zengin köylülerin sözünü etmekten hoşlandıkları şeyler, Kuzey Sefer Ordusunun Ciangsi'de büyük bir hezimete uğraması, Çan Kayşek'in yaralanıp uçakla Guang-dung'a kaçması ve Vu Peyfu'nun Yuehçov'u geri almasıydı. Onlara göre, köylü birlikleri hiç kuşkusuz uzun zaman yaşayamayacak ve Üç Halk İlkesi de hiç bir zaman başarı kazanamayacaktı; çünkü bunlar daha önce görülmüş işitilmiş şeyler değildi. Bu durumda, kasaba köylü birliğinden bir görevli (genellikle de "ayaktakımı"ndan biri), elinde kayıt defteri, zengin bir köylünün evine gidip ona "Lütfen köylü birliğine katılır mısınız?" dediğinde zengin köylü ne cevap verirdi? Eğer bu, az buçuk terbiyeli bir zengin köylüyse. "Köylü birliği mi? Yıllardır burada yaşar, toprağımı sürerim; böyle bir şeyi daha önce hiç duymadım, ama gene de geçinip gidiyorum. Size de bu işten vazgeçmenizi tavsiye ederim!" derdi. Ama eğer bu, gerçekten kötü niyetli bir zengin köylüyse, "Köylü birliğiymiş! Saçma! Köylü birliği değil, kelleleri uçurma birliği! Adamın başını belaya sokmayın!" derdi. Buna rağmen, hayrettir ki, köylü birlikleri birkaç ayı aşkın bir süredir varlıklarını sürdürmektedirler, hatta eşrafa karşı gelmeye bile cesaret etmişlerdir. Çevredeki eşraftan afyon çubuklarını teslim etmeyi reddedenler köylü birlikleri tarafından tutuklanıp köylerde dolaştırılmışlardır. Hatta il merkezlerinde Siangtanlı Yen Cungçiyu ve Ningsianglı Yang Çize gibi bazı büyük toprakağaları idam edilmiştir. Ekim Devriminin yıldönümünde, İngiliz aleyhtarı gösteriler ve Kuzey Seferinde kazanılan zaferi kutlamak için yapılan büyük törenler sırasında, her kasabada on binlerce köylü, ellerinde irili ufaklı bayraklar, yük sırıkları ve çapalarıyla birlikte sel gibi akan kitleler halinde dev gösteriler düzenlediler. Zengin köylüler, ancak bu olaylardan sonra şaşkınlığa ve korkuya kapılmaya başladılar. Kuzey Seferinde kazanılan zaferi kutlamak için yapılan büyük törenler sırasında, Civciang'm alınmış olduğunu, Çan Kayşek'in yaralanmadığını ve Vu Peyfu'nun her şeye rağmen yenilmiş olduğunu öğrendiler. Üstelik her yanda "kırmızı ve yeşil pankartlar" üzerine son derece açık bir biçimde yazılmış ve "Yaşasın Üç Halk İlkesi", "Yaşasın köylü birlikleri!" ve "Yaşasın köylüler!" gibi sloganlara rastlamaktaydılar. Büyük bir şaşkınlığa ve korkuya kapılan zengin köylüler "Ne oluyoruz?" demeye başladılar. "'Yaşasın köylüler'miş, şimdi bu adamlar imparator mu oldu yani?" diyorlardı. Bundan dolayı köylü birlikleri biraz caka satıyorlar. Köylü birliklerinden gelenler, zengin köylülere, "Seni diğer kütüğe geçireceğiz" ya da "Bir ay daha geçerse, kayıt parası adam başına on yuan olacak!" demektedirler. Zengin köylüler, ancak bütün bunların etkisiyle şimdi yavaş yavaş köylü birliklerine katılmaktadırlar. Bazıları giriş için elli sent ya da bir yuan ödemektedir (normal kayıt parası sadece on kuruştur), bazılarıysa ancak kendilerine kefil olacak birilerini bulduktan sonra birliğe girebilmektedirler. Ama bugün bile köylü birliklerine girmemekte hâlâ direnen bir sürü zengin köylü vardır. Zengin köylüler köylü birliklerine girerken, genellikle ailelerinden altmış-yetmiş yaşında birinin adını yazdırmaktadırlar; çünkü sürekli olarak "askere alınma" korkusu içindedirler. Birliğe katıldıktan sonra da, köylü birliği için çalışmaya yanaşmamakta, hep geride durmaktadırlar.
Peki, orta köylülerin durumu nedir? Bunlar, kararsız bir tutum takınmaktadırlar. Devrimin kendilerine pek yarar sağlamayacağını düşünmektedirler. Tencerelerinde pirinç kaynamaktadır ve geceyarısı kapılarına dayanan alacaklıları yoktur. Bunlar da bir şey hakkında onun daha önce var olup olmadığına bakarak karar vermekte, kaşlarını çatıp kendi kendilerine, "Köylü birlikleri acaba gerçekten yaşayabilir mi?", "Üç Halk İlkesi basan kazanabilir mi?" diye düşünmektedirler. Vardıkları sonuç "Korkarım ki hayır!" olmaktadır. Her şeyin tanrının iradesine bağlı olduğuna inanmakta ve "Köylü birliği mi? Tanrının böyle bir şeyi isteyip istemediğini kim bilebilir ki?" diye düşünmektedirler. Birinci dönemde, köylü birliğinden biri elinde kayıt defteri, bir orta köylüye gidip, "Lütfen köylü birliğine katılır mısınız?" dediğinde ondan "Acelesi yok!" cevabını almaktaydı. Bunlar, ancak ikinci dönemde, köylü birlikleri büyük ölçüde etkili olduktan sonra, birliklere girmeye başlamışlardır. Orta köylüler, köylü birliklerinin çalışmalarına katılma konusunda, zengin köylülerden daha iyiyseler de, bugüne kadar pek istekli davranmamışlardır, hâlâ bekle gör tutumu takınmaktadırlar. Köylü birliklerinin, orta köylülerin birliklere katılmalarını sağlamaları ve onları aydınlatmak amacıyla daha epeyce çalışma yapmaları zorunludur.
Yoksul köylüler, her zaman, köylük bölgelerde verilen çetin mücadelenin temel gücünü meydana getirmişlerdir. Hem yeraltı çalışması, hem de açık faaliyet döneminde militanca mücadele etmişlerdir. Komünist Partisinin önderliğine en çok uyanlar bunlardır. Yerel zorbalarla mütegallibenin oluşturduğu kampın can düşmanıdırlar ve bu kampa en ufak bir duraksama göstermeksizin saldırmaktadırlar. Yoksul köylüler, zengin köylülere, "Bakın, biz köylü birliklerine katılalı çok oldu. Siz neden hâlâ duraksama gösteriyorsunuz?" demektedirler. Zengin köylüler ise buna alayla, "Sizi katılmaktan alıkoyacak ne var ki? Ne başınızı sokacak bir eviniz, ne de ekecek bir kanş toprağınız var!" diye karşılık vermektedirler.. Yoksul köylülerin kaybetmekten korkacakları hiç bir şeylerinin olmadığı doğrudur. Çoğunun gerçekten de "ne başını sokacak bir evi, ne de ekecek bir kanş toprağı" vardır. Gerçekten de onları köylü birliklerine katılmaktan alıkoyacak ne olabilir ki? Cangşa iliyle ilgili araştırmalara göre, köylük bölgelerdeki nüfusun yüzde 70'ini yoksul köylüler, yüzde 20'sini orta köylüler, yüzde 10'unu ise toprakağaları ve zengin köylüler oluşturmaktadır. Nüfusun yüzde 70'ini meydana getiren yoksul köylüler de kendi içlerinde iki bölüme ayrılabilir: İyice yoksul olanlar ve daha az yoksul olanlar, köylük bölge nüfusunun yüzde 20'sini oluşturmakta olup tamamen mülksüzleştirilmişlerdir, yani ne toprakları, ne de paralan vardır, geçim araçlarından tamamen yoksundurlar ve evlerini terk edip paralı askerlik, ücretli işçilik ya da gezginci dilencilik yapmak zorundadırlar. Daha az yoksul olanlaR köylük bölge nüfusunun geri kalan yüzde 50'sini oluşturmakta olup kısmen mülksüzleştirilmişlerdir, yani bunlar bir parça topraklan ya da biraz paralan olan, kazandıklarından fazla tüketen ve seneyi binbir zahmet ve sıkıntıyla çıkartan zanaatkârlar, kiracı köylüler (zengin kiracı köylüler hariç) ve yarı-mülk sahibi köylüler gibi kimselerdir. Toplam olarak köylük bölgelerdeki nüfusun yüzde 70'ini meydana getiren bu büyük yoksul köylü kitlesi, köylü birliklerinin belkemiğini oluşturmaktadır; bu yoksul köylüler, feodal güçleri yıkma mücadelesinin öncüleri ve uzun yıllar boyunca başarılamamış büyük bir devrimci görevi gerçekleştiren kahramanlardır. Yoksul köylü sınıfı (eşrafın deyimiyle "ayaktakımı") olmasaydı, köylük bölgelerde bugünkü devrimci ortamı yaratmak ya da yerel zorbaları ve mütegallibeyi yıkmak ve demokratik devrimi tamamlamak olanaksız olurdu. Köylük bölgelerdeki en devrimci grubu oluşturan yoksul köylüler, köylü birliklerinin önderliğini ellerine geçirmişlerdir. Hem birinci, hem de ikinci dönemde, en alt kademedeki köylü birliklerinde hemen hemen bütün başkanlıklarda ve komite üyeliklerinde yoksul köylüler bulunmaktaydı (Hengşan ilinde kasaba birliklerindeki görevlilerin yüzde 50'sini iyice yoksul olan köylüler, yüzde 40' ını daha az yoksul olan köylüler, yüzde 10'unu ise yoksul aydınlar oluşturmaktaydı). Yoksul köylülerin önderliği mutlaka gereklidir. Yoksul köylüler olmadan devrim olmaz. Onların rolünü inkâr etmek, devrimi inkar etmek demektir. Onlara saldırmak, devrime saldırmak demektir. Yoksul köylüler devrimin genel yönelimi konusunda hiç bir zaman yanılmamışlardır. Yerel zorbaların ve mütegallibenin saygınlığını yok etmişlerdir. Büyük olsun, küçük olsun bütün yerel zorbaları ve mütegallibeyi yere çalarak ayaklar altına almışlardır. Devrimci eylem döneminde yaptıkları ve "fazla ileri gitme" diye nitelendirilen şeylerin birçoğu aslında doğrudan doğruya gereği olan şeylerdi. Hunan'daki bazı il yönetimleri, Guomindang'ın bazı il merkezleri ve bazı il köylü birlikleri daha şimdiden birtakım hatalar işlemişlerdir; hatta bazıları toprakağalarının isteği üzerine alt kademelerdeki köylü birliklerinin görevlilerini tutuklamak için asker bile göndermişlerdir. Hengşan ve Siangsiang illerinde birçok kasaba birliğinin başkanı ve komite üyeleri hapse atılmıştır. Bu çok ciddi bir hatadır ve gericilerin cüretini artırmaya yaramaktadır. Bunun bir hata olup olmadığını anlamak için, yerel köylü birliklerinin başkan ya da komite üyelerinin tutuklandığı yerlerde yasa tanımayan toprakağalarının nasıl keyiflendiğine, gerici duyguların nasıl serpilip geliştiğine bakmak yeter. "Ayaktakımı hareketi" ya da "tembel köylü hareketi" gibi karşı-devrimci sözlerle mücadele etmeli ve yerel zorbalarla mütegallibenin yoksul köylü sınıfına karşı giriştiği saldırılarda bunlara yardımcı olma gibi bir hata işlememeye de özellikle dikkat etmeliyiz. Birkaç yoksul köylü önderinin kuşkusuz bazı kusurları olmuştur, ama çoğu artık değişmiştir. Artık doğrudan doğruya kendileri kumar oynanmasını yasaklamakta ve eşkiyalık yapılmasını engellemektedirler. Köylü birliğinin güçlü olduğu yerlerde kumar ve eşkıyalık tamamen ortadan kalkmıştır. Bazı yerlerde yol kenarına bırakılan eşyalara kimsenin dokunmadığı ve geceleri kapıların sürgülenmediği tamamen doğrudur. Hengşan'la ilgili bir araştırmaya göre, yoksul köylü önderlerinin yüzde 85'i büyük bir ilerleme göstermiş, yetenekli ve çok çalışkan olduklarını kanıtlamışlardır. Sadece yüzde 15'i bazı kötü alışkanlıklarını sürdürmektedirler. Bunlar olsa olsa "sağlıksız bir azınlık" olarak nitelendirilebilir. Bu noktada, hiç bir ayrım yapmadan yoksul köylüleri "ayaktakımı" diye suçlayarak, yerel zorbalarla mütegallibenin görüşlerini tekrarlar duruma düşmemeliyiz. Bu "sağlıksız azınlık" sorunu, ancak doğrudan doğruya köylü birliklerinin attığı "disiplini güçlendirme" sloganıyla, kitleler içinde propaganda yaparak, bu "sağlıksız azınlığı" eğiterek ve köylü birlikleri içindeki disiplini pekiştirerek çözülebilir. Hiç bir koşul altında, yoksul köylülerin saygınlığını sarsacak ve yerel zorbalarla mütegallibenin cüretini artıracak tutuklamalarda bulunmak üzere gelişigüzel asker yollanmamalıdır. Bu noktaya özel bir dikkat göstermek gerekir.


Maoist Gençlik İntikamı(MGİ)...
Lenin_Marx isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-10-2008, 17:16   #2 (permalink)
Aktif Üye
Kullanıcı Bilgileri
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Üye No: 4767
Mesajlar: 269
Teşekkür Grafikleri
Tesekkür: 448
171 Mesajina 472 Tesekkür Aldi
Standart

Maoist Gençlik İntikamı nedir acaba ?
__________________
Burjuvazi,
Katletti içimizden ikisini
Bu iki ölü ölmeyen ölümsüzdür!

Burjuvazi,
Kavgaya davet etti bizi
Davetleri kabulümüzdür!
Biz nasıl bilirsek hep bir ağızdan gülmesini,
Biliriz öylece yaşamasını ölmesini
Hepimiz - birimiz için,
Birimiz - hepimiz için.
Çayancı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-10-2008, 17:32   #3 (permalink)
Banned
Kullanıcı Bilgileri
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Üye No: 12827
Mesajlar: 154
Teşekkür Grafikleri
Tesekkür: 745
112 Mesajina 324 Tesekkür Aldi
Standart

Alıntı:
Çayancı´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Maoist Gençlik İntikamı nedir acaba ?

Bir örgütlenme biçimi...Yeterince açıklayıcı oldu mu?..
Lenin_Marx isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Geri git   Sosyalist Forum > SINIF MÜCADELESİ VE SOSYALİZM > Sosyalizm

Heberi Paylaş

« önceki Konu | sonraki Konu »


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
MDD İle Sosyalist Devrimin Farkı ? cgds Teorik Yardım 42 19-12-2008 14:31
Devrimin Kadınları TEKOJIN Kadın Sorunu 0 06-09-2008 13:00
Devrimin İsimsiz Emekçilerine.... Grachus Babeuf Öykü Köşesi 0 06-09-2008 08:51
Devrimin Olgunlaşması Y.M.Sverdlov Devrimci Kişilik ve Devrimci Eğitim 0 10-08-2008 21:18
kübada devrimin geleceği deniz_gzms Anket 3 24-02-2008 01:25


04:05



Powered by vBulletin® Version 3.8.0 Release Candidate 2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.


SosyalistForum.Org Kategori Arşiv Görünümü
1, 2, 5, 6, 7, 10, 282, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 332, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 188, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 60, 68, 58, 59, 69, 61, 62, 209, 163, 66, 67, 104, 70, 71, 72, 76, 74, 75, 105, 78, 79, 80, 81, 252, 158, 122, 99, 100, 101, 102, 103, 106, 107, 108, 109, 110, 126, 251, 250, 248, 124, 120, 121, 123, 125, 127, 128, 129, 130, 169, 131, 132, 133, 153, 151, 152, 156, 187, 157, 155, 160, 161, 159, 166, 162, 167, 168, 199, 170, 261, 177, 179, 180, 189, 190, 191, 192, 193, 207, 197, 194, 195, 200, 201, 204, 202, 206, 208, 212, 211, 213, 214, 215, 217, 219, 220, 223, 222, 224, 225, 249, 227, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 260, 262, 265, 266, 267, 269, 268, 270, 272, 271, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 283, 284, 285, 289, 287, 288, 291, 292, 293, 294, 295, 297, 296, 308, 298, 299, 300, 301, 302, 303, 304, 321, 323, 320, 322, 306, 307, 309, 310, 314, 317, 318, 319, 324, 325, 330, 326, 329, 328, 331, 333, 336, 335, 334, 337, 338, 339, 342, 343, 344,