Devrimci Proletarya Her Ulusal Hareketi Desteklemez
Devrimci proletarya her ulusal hareketi desteklemekle yükümlü değildir. Tarihsel açıdan ileri bir istemle hareket etmeyen, gerici, hatta emperyalist güç odaklarından birinin oyuncağı haline gelmiş –dolayısıyla ulusal kurtuluş mücadelesi kapsamında da değerlendirilemeyecek olan– ulusal hareketlere destek vermek proletaryanın çıkarlarıyla bağdaşmaz.
Herhangi bir tarihsel kesitte gericiliğe hizmet eden ve dolayısıyla desteklenmeyen bir ulusal hareketin, farklı tarihsel koşullarda, proletaryanın destekleyeceği bir ulusal hareket kimliğiyle tarih sahnesine yeniden çıkması (ya da tersi) pekâlâ mümkündür.
[4]Bu temelde, değişen somut koşullar karşısında komünistlerin siyasal tutumunun değişebilmesi, Marksizmin belirli bir sorundaki tutarsızlığının değil, tersine tutarlılığının bir göstergesidir. Ancak komünistlerin bu alanda ortaya koyacakları yaklaşımların ulusal önyargılardan, ezen ulus şovenizminden, teorik kopyacılıktan, hatta dar grup çıkarcılığından yakasını kurtarmış ve yalnızca, ulusal hareketlerin somut durumlarının somut tahliline dayanan yaklaşımlar olması gerekir. Komünistler, ulusal harekette veya onun içinde cereyan ettiği ortamda meydana gelebilecek değişmelere bağlı olarak yaklaşımlarını gözden geçirme esnekliğine sahip olmalıdırlar.
Devrimci proletarya, zor yoluyla gerçekleştirilmeyen fakat tarihin belirli bir kesitinde, somut koşulların mümkün kıldığı bir uluslar kaynaşmasını olumlu karşılar. Oysa aynı tarihsel oluşumun, ilerleyen süreçte burjuvazinin kendi içindeki çıkar çatışmaları nedeniyle ayrılıkçı burjuva hareketleri doğurması mümkündür (örneğin vaktiyle ulusal birliklerini oluşturmuş İtalya, Belçika gibi. Avrupa ülkelerinde günümüzde görülen burjuva ayrılıkçı hareketlenmeler). Fakat proletaryanın, tarihsel açıdan olup bitmiş, gerçekleşmiş bir uluslar birliğini tekrar eski bileşenlerine ayırmak gibi bir sorunu ya da bundan çıkarı olamaz.
Devrimci proletarya ulusal sorunda vereceği desteği, asla şu ya da bu milliyetçiliği güçlü kılma noktasına vardırmaz. Oysa burjuvazinin misyonunu üstlenmiş küçük-burjuva milliyetçi önderlikler (kendilerini sosyalist renklere boyasalar da) bu tutumun tam tersini sergilerler.
Sınıfsal çıkarları, bütün ülkelerin işçilerinin birliğini gerektiren ve tarihsel misyonu, ulusların gönüllü birliğini ve kaynaşmasını sağlayarak ulusal ayrılıklara son vermek olan proletarya açısından ulusal soruna verilen destek, “olumsuz” bir görevin yerine getirilmesi anlamını taşır. Proletarya için “olumlu” görev, ulusal ayrılıkların derinleşmesi ve yaygınlaşması değil, olabildiğince büyük ulusal birimleri kucaklayarak ilerleyen bir dünya devrimiyle ulus-devletlerin yıkılması ve ulusların gönüllü birliğine giden yolun döşenmesidir.