Banned
|
7. SOY SOP TAPINAKLARI VE KLAN BÜYÜKLERİNİN KLAN OTORİTESİNİN,
ŞEHİR VE KÖY TANRILARININ DİNİ OTORİTESİNİN VE
AİLEDE ERKEK OTORİTESİNİN YIKILMASI
Çin'de erkekler genellikle şu üç otorite sisteminin etkisi altındadırlar: (1) Ülke, eyalet ve il yönetimlerinden kasaba yönetimine kadar uzanan devlet sistemi (siyasi otorite); (2) Merkezi soy sop tapmağı ve bu tapınağın kollarından aile reislerine kadar uzanan klan sistemi (klan otoritesi); ve (3) Ölüler diyarının Cehennem Kralından şehir ve köy tanrılarına, kadar ve gökler diyarının Cennet İmparatorundan çeşitli ilahlar ve ruhlara kadar uzanan doğaüstü sistem (dini otorite). Kadınlar ise, bu üç otorite sisteminin baskısından başka bir de erkeklerin baskısı altında bulunmaktadırlar (koca otoritesi). Bu dört otorite -yani siyasi otorite, klan otoritesi, dini otorite ve koca otoritesi-, tüm feodal-ataerkil ideoloji ve sistemi temsil etmektedir ve bunlar Çin halkının, özellikle köylülerin elini kolunu bağlayan dört kalın zincirdir. Köylük bölgelerde köylülerin, toprakağalarının siyasi otoritesini nasıl yıktıkları yukarıda açıklandı. Toprakağalarının siyasi otoritesi diğer bütün otorite sistemlerinin belkemiğidir. Bunun devrilmesiyle birlikte klan otoritesi, dini otorite ve koca otoritesi de çatırdamaya başlar. Köylü birliğinin güçlü olduğu yerlerde, klan büyükleri ve tapmak bütçesinin yöneticileri artık klan hiyerarşisinin alt kademelerinde bulunanları ezmeye ve klan parasını çalmaya cesaret edemezler. Aynı zamanda yerel zorbaları ve mütegallibeyi oluşturan klan büyükleri ve yöneticilerinin en kötüleri yerle bir edilmişlerdir. Artık hiç kimse, bir zamanlar soy sop tapmaklarında uygulanan kırbaçlama, boğma ve diri diri gömme gibi vahşi dayak ve idam cezalarına başvurmaya cesaret edememektedir. Soy sop tapmağı şölenlerine kadınların ve yoksul halkın alınmasını yasaklayan eski kural da artık yıkılmıştır. Hengşan ilindeki Bayguolu kadınlar hep birlikte zorla soy sop tapınağına girmişler, sandalyelere kurularak şölene katılmışlar, saygıdeğer klan kodamanları da bunların yaptıklarına ister istemez boyun eğmişlerdir. Yoksul köylülerin soy sop tapmağı şölenlerine alınmadığı başka bir yerdeyse yoksul köylülerden bir grup hep birden tapmağa doluşmuş ve onlar tıka basa karınlarını doyururlarken yerel zorbalarla müte-gallibe ve şık giysili diğer beyler korkularından kaçmışlardır. Köylü hareketi geliştikçe dini otorite her yerde sarsılmaktadır. Köylü birlikleri birçok yerde tanrı tapınaklarına el koyarak bunları çalışma yerleri olarak kullanmaya başlamışlardır. Her tarafta köylü birlikleri, köylü okullarının açılması ve köylü birliklerinin giderlerinin karşılanması için tapmak mallarına el konulmasını savunmakta ve bunu da "boşinançlardan elde edilen kamu geliri" olarak adlandırmaktadırlar. Liling ilinde boşinançların yasaklanması ve putların kırılması oldukça yaygındır. İlin kuzey bölgelerinde köylüler veba tanrısını yatıştırmak için, yapılan tütsü ayinlerini yasaklamışlardır. Luku'daki Fuboling Taoist tapmağında bir yığın put olmasına karşın, Guomindang'ın bölge komutanlığı için, bir odaya daha ihtiyaç olduğu anlaşılınca, bütün bu irili ufaklı putlar bir köşeye yığıldı ve köylüler buna hiç bir itirazda bulunmadılar. O zamandan beri aileden biri ölünce kurban kesilmesine, dini ayin yapılmasına ya da kutsal kandil yakılmasına pek az rastlanmaktadır. Bu konudaki inisiyatif, köylü birliği başkanı Sun Siaoşan'ın elinde olduğundan yerel Taoist rahipler ondan nefret etmekteydiler. Üçüncü Kuzey Bölgesinde ise köylüler ve ilkokul öğretmenleri, Lungfeng Rahibe Manastırında tahta putları parçalamışlar ve o tahtalarla et pişirmişlerdir. Güney Bölgesindeki Dungfu Manastırında otuzdan fazla put, öğrenciler ve köylüler tarafından yakılmış ve sadece iki küçük Hazreti Bao tasviri, "Günah işlemeyin!" diyen ihtiyar bir köylü tarafından kaçırılmıştır. Köylü iktidarının egemen olduğu yerlerde sadece ihtiyar köylüler ye kadınlar hâlâ ilahlara, inanmakta, daha genç köylüler ise artık böyle şeylere inanmamaktadır. Köylü birlikleri daha genç köylüler tarafından yönetildiğinden dini otoritenin yıkılması ve boşinançların ortadan kalkması her yerde devam etmektedir. Koca otoritesi denilen şey, yoksul köylüler arasında her zaman için zayıf kalmıştır; çünkü ekonomik zorunluluklardan dolayı, köylü kadınlar zengin sınıfların kadınlarından daha fazla çalışmak zorunda kalmışlar ve dolayısıyla aile sorunlarında daha fazla söz ve karar hakkı elde etmişlerdir. Son yıllarda köy ekonomisinin gitgide artan çöküşü nedeniyle erkeğin kadın üzerindeki egemenliğinin temeli zaten zayıflamıştı. Köylü hareketinin yükselmesiyle birlikte kadınlar artık birçok yerde köy kadın birliklerini kurmaya başlamışlardır; kadınlar başlarını kaldırmakta, koca otoritesi de her gün biraz daha zayıflamaktadır. Kısacası, tüm feodal-ataerkil sistem ve ideoloji köylü iktidarının güçlenmesiyle sarsılmaktadır. Ama günümüzde köylüler artık toprakağalarının siyasi iktidarını yıkmaya önem vermektedirler. Ancak toprakağalarının siyasi iktidarının bütünüyle yıkıldığı yerlerde köylüler saldırılarını öteki üç egemenliğe, yani klanın, ilahların ve erkeğin egemenliğine yöneltmeye başlamaktadırlar. Fakat bu saldırılar henüz yeni başlamıştır ve bu üçünün tamamen yıkılması, köylülerin ekonomik mücadelede kesin zafer kazanmasına bağlıdır. Dolayısıyla bugünkü görevimiz, toprakağalarının otoritesini tamamen yıkmak üzere, köylülerin bütün güçleriyle siyasi mücadeleye girişmeleri için onlara önderlik etmektir. Bunu hemen ekonomik mücadele izlemelidir ki, yoksul-köylülerin toprak sorunu, ve öteki ekonomik sorunlar kökünden çözülebilsin. Klan sistemine, boşinançlara ve kadın-erkek eşitsizliğine gelince, bunların ortadan kalkması, siyasi ve ekonomik mücadelelerde elde edilecek zaferin doğal sonucu olacaktır. Eğer bunların ortadan kaldırılması için keyfi olarak ve vaktinden önce aşırı bir çaba gösterilirse, yerel zorbalar ve mütegallibe bunu "köylü birliklerinin atalarına hiç saygıları yok", "köylü birliği kâfirdir ve dini yok ediyor" ve "köylü birlikleri, kadınları orta malı yapmak istiyor" diye niteleyerek, köylü hareketini yıkmak amacıyla karşı-devrimci propagandaya alet edeceklerdir. Bunun açık örneği, son zamanlarda Hunan Eyaletindeki Siangsiang'da ve Hubey Eyaletindeki Yangsin'de toprakağalarının, bazı köylülerin putların kırılmasına karşı koymalarından yararlanmaları sonucu çıkan olaylardır. Putları yapanlar köylülerin kendileridir ve zamanı gelince bu putları gene kendi elleriyle kaldırıp atacaklardır; başkasının bunu köylüler adına vaktinden önce yapmasına gerek yoktur. Bu konularda Komünist Partisinin propaganda siyaseti "Yayı ger, fakat oku fırlatma, sadece yapılması gereken hareketleri göster" olmalıdır. Putları bir kenara atmak, kutsal bakireler için yapılmış tapmakları, temiz ve sadık dul kadınlar için dikilmiş anıtları yıkmak köylülerin kendilerine kalmıştır; bunu, onların adına başkalarının yapması yanlıştır.
Köylük bölgelerde bulunduğum sıralarda boşinançlara karşı propaganda yaptım ve şöyle dedim: "Sekiz Karaktere inanmakla şansınızın açılacağını düşünüyor, falan inanmakla da atalarınızın mezarlarının bulunduğu yerlerden medet umuyorsunuz. Bu yıl, son birkaç ay içinde yerel zorbalar, mütegallibe ve yiyici memurların tümü yerlerinden tepetaklak yuvarlandılar. Birkaç ay öncesine kadar, bunların hepsinin talihleri yaver giderken ve atalarının mezarları kendilerine yardım ederken, son birkaç ay içinde aniden talihlerinin ters dönmesi ve atalarının mezarlarının kendilerine yardım etmekten vazgeçmesi mümkün müdür? Yerel zorbalar ve mütegallibe sizin köylü birliklerinizi küçümseyerek şöyle demektedirler: 'Ne tuhaf! Bugünün dünyası, komite üyelerinin dünyası. Bakın, bir komite üyesine toslamadan su dökmeye bile gidilemiyor!" Çok doğru, kasaba ve köylerin, sendikalar ve köylü birliklerinin, Guomindang ve Komünist Partisinin, istisnasız hepsinin, yürütme komitesi üyeleri vardır. Dünya, gerçekten komite üyelerinin dünyasıdır. Fakat bunun nedeni, Sekiz Karakter ve ata mezarlarının yerleri midir? Ne tuhaf! Köylerdeki zavallı yoksulların Sekiz Karakteri durup dururken uğur getirmeye başlıyor! Ve onların soy sop mezarları da aniden cömert yardımlarda bulunuyor! Tanrılar mı? Onlara canınız istediği kadar tapın. Fakat yalnızca Hazreti Guan ve Merhamet Tanrıçası olsaydı da, köylü birlikleri olmasaydı, yerel zorbaları ve mütegallibeyi yıkabilir miydiniz? Tanrılar ve tanrıçalar gerçekten zavallı şeylerdir. Yüzyıllardır onlara taptınız, ama bunun karşılığında, onlar sizin için bir tek yerel zorbayı ya da mütegallibeyi bile deviremedi! Şimdi de toprak kiralarının azaltılmasını istiyorsunuz. Soruyorum, bunu nasıl gerçekleştirebileceksiniz? Tanrılara mı, yoksa köylü birliklerine mi inanacaksınız?"
Bu sözlerim köylüleri kahkahadan kırıp geçirdi.
Maoist Gençlik İntikamı(MGİ)...
|